'Şehirden Kaçış'ta Bu Hafta: Safranbolu

Safranbolu'yu eskiden beri merak etmiş, orayı erteledikçe benzer yerleşimlere gitmiştim. Şirince, Beypazarı, Beypazarı, Beypazarı... Evet epeyce Beypazarı'na gittim bu tür tarihi dokusu korunmuş ve iyi anlamda restore edilmiş yerleşim yerlerini sevdiğim için. Tabi tarihi dokusu kadar yöresel lezzetlerin de korunması cazibeyi arttırmakta. 

En nihayetinde asıl konuya gelebildim.


Aslında çok fazla tarihini inceleyecek fırsatım olmadı ama yine de şehir hakkında genel bilgi edinebildim.

Örneğin ben Safranbolu'yu tamamen benzer dokuda ve tarihi yapıda diye düşünürdüm. Öyle değilmiş. Şehrin sonradan ilave edildiğini tahmin ettiğim  kısımları klasik betonarme ve köhne yapılarla dolmuş. Aralarda tarihi bina da görüyorsunuz ama yanında turuncu renkte bir betonarme gördüğünüzde büyü bozuluyor.

Yani belki yalnızca eski merkez koruma altına alınmış olabilir ancak gönül yine de kentin kalan kısmında da en azından bütünü koruyacak bir cephe düzenlemesi görmek isterdi. Bodrum'un çevresinde sarı renkte toki misali bloklar düşünün örneğin. Ne hissederdiniz? 

Ki bu bahsettiğim cepheler Safranbolu'nun turistik yapısı Kristal Teras'a gidiş güzergahı için. Öyle içlere girmişliğim de yok hani.  En azından bu koridorlar beslenebilirdi cephe düzenlemesi ile diye düşündüm.

Kim ne düşünmüş bilemiyorum ama şehre turist gözüyle baktığımda hissettiklerim böyle oldu.

Kristal Teras 

Bu eleştirel kısmı geçtikten sonra hazır bahsetmişken ilk durağımız Kristal Teras'la başlayabilirim.




Burasını aslında şehre gitmeden önce araştırma yaparken görmüş, oldukça heyecanlanmıştım. Daha önce mevcudiyeti hakkında fikrim olmadığı için böyle modern bir strüktürü böyle anlamlı bir noktaya konumlandırma fikrini çok sevdim.



Tokatlı Kanyonu'na bakan, yerden 80 metre yükseklikte olan terasın cam olması zemine baktığınızdaki adrenalin duygusunu tetikliyor. Aynı zamanda şeffaf bir yapı olduğu için doğanın akışını bloke etmiyor. 75 tona kadar ağırlığı taşıyabiliyormuş, bu yüzden 30 kişilik gruplarla insan girişine izin veriliyormuş diye okumuştum ancak orada herhangi bir müdahalede bulunan kimseye rastlamadım. Bunu en azından terasta daha fazla kişiye rastlayarak da teyit etmiş olabilirim. 





Terasa çıkarak ya da kanyonun içerisine girerek uzun parkuru (9 km) yürüyerek geçebilirsiniz. Hatta terasa bakan küçük kafede kahvenizi içebilir, çıkış güzergahına konumlanmış minik turistik dükkanlardan hediyelik alabilirsiniz. 




Şehir Merkezi

Buradaki kasıt eski ve şimdiki turistik merkez. 94 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmış şehirde yapmanız gereken aracınızı başlangıç noktasında bırakmak ve kendinizi tarihi binalarla cephelenmiş dar sokaklara bırakmak. Cinci Han ve Hamam'ın yanından dalarak küçük dükkanlarla çevrili çarşısına girin. Yol üstünde eğer lokumcuya rastlarsanız da illa ki meşhur İmren Lokumcusu'na gitmeye diretmeyin. Gerçekten taze ve lezzetli meşhur Safranbolu lokumlarını daha uygun fiyata bulabilmeniz mümkün. Birçok aromalısı olsa da buraya gelmişken almadan/yemeden dönmemeniz gerekenler çifte kavrulmuş ve şehre adını veren 'safran'lı olanlar.




Bunun dışında yol üstünde Karabük dağlarından toplanmış salep orkidelerinden yapılmış gerçek ve taze salepten denemeden ilerlemeyin.


Aşırı doz Ayhan Sicimoğlu videosu izlemekten mütevellit sokak lezzetlerine ayrı bir bakış açısı kazandım. Küçüklükten beri 'ne gerek var/pistir/şımarıklıktır diye düşünerek talepte bulunmadığım tüm sokak lezzetlerini tadasım, her yörenin tadını bütünüyle çıkarasım var. Bu yüzden hiçbir 'gurme' lezzeti geri çevirmeden çarşısını tamamladım.

Vakit kısıtlılığından dolayı cami, han ve müzelerin içlerini gezemediysem de aklım kaldı açıkçası. Siz giderseniz onlara da vakit ayırın.

Hıdırlık Tepesi

Şehrin panoramik görüntüsünü almak adına buraya çıkabilirsiniz. Şehrin merkezindeyken gözüme kestirdiğim yamaçtaki ahşap yapının zaten gidecek olduğumuz Hıdırlık Tepesi olması beni epey bir mutlu etti. Burada şehre kuşbakışı kahvenizi yudumlayabilir, panoramik fotoğraflar yakalayabilirsiniz. 



Yöreye özgü olan, muhtemelen adını kentin sayfiye olarak nitelendirilen yeri 'Bağlar'dan almış gazozu da denemeden dönmeyin. Limonlu, hafif ekşi bir tadı var.


Bunun dışında yöreye özgü lezzetlerden ben bir tek cevizli çörek ve lokumları tadabildim. Bunun dışındaki lezzetleri bir sonraki geziye saklıyorum.




Uygun Fiyatlı Seyahat Rehberi

Seyahate olan merakım malumunuz. Mevsimin yaz olması mecburi olmayan bir gezgin görüşüm var. 

Her yerin her mevsim farklı büyüleyiciliği oluyor. Hatta bazı yerler örneğin, özellikle kış ya da sonbaharda görülmesi gerekiyor.

Birçok yeri birçok zamanda görebilmek için de sahip olmanız gereken izin hakkınızın yanı sıra bir konu daha bulunuyor: Uygun fiyat.



Aslında sezon dışında seyahat etmek daha ekonomik olabiliyor ama en kesin çözüm kesinlikle erken rezervasyon.

Hangi mevsim, nasıl ve nereye gideceğinizi biliyorsanız -en azından üç aşağı beş yukarı kestirebiliyorsanız- yapılabilecek en akıllıca çözüm bu oluyor.

Tabi her fırsat, her acente de güvenilir olmayabiliyor. Uygun ücret için ayrılan bütçeyi riske atmak yapılacak en büyük hatalardan biri.

Bunun için bakılabilecek bir adres Jolly Tur olabilir.

Jolly Tur'dan erken rezervasyon otelleri’ne göz atarsanız hiç aklınızda olmayan fırsatlar  bile yakalayabilirsiniz. Hatta yaz tatilinde ailece sıcak sulara inmek isteyenler için de çok ideal bir link olabilir.

Siteye girdiğinizde görebileceğiniz üzere, çok fazla seçenek arasında boğulmadan, istediğiniz her türlü kriteri seçerek filtreleme yapabilirsiniz. Hangi bütçede, hangi bölgede, ne gibi özelliklerde bir tatil yeri arıyorsanız, site size anında gösteriyor.

Yani işin özeti çok gezebilmek için çok paranızın olması şart değil, doğru araştırma yapabilmeniz yeterli. 😏

Aksesuar ve Soğutma Ürünleri Uğur Soğutma’da


Bir derin dondurucuya sahip olduktan sonra, en basit işlemler için bile servis çağırmaktan sıkılmış olabilirsiniz. Sadece basit bir temizlik yapmak için dahi yetkili servislerin yardımına başvurma zorunluluğu, bir yerden sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Yanlış anlamayın: Uğur Soğutma tarafından üretilmiş bir derin dondurucu kullanıyorum ve bugüne dek servis ile hiçbir sorun yaşamadım. Her zaman çağırdıktan en fazla birkaç saat sonra gelip, işlerini hızlı ve profesyonel bir şekilde tamamladılar. Ancak halen dezenfeksiyon ve genel temizlik gibi işlemleri kendim yapabilmek istiyorum.

Uğur Soğutma’nın yeni aksesuar ve soğutma ürünleri serisine bu nedenle bayıldım. “Uğur Pratik” adıyla satılan bu seri, hem derin dondurucular hem de buzdolapları için kullanabileceğiniz birbirinden faydalı ve kullanışlı ürünlerden oluşuyor. Derin dondurucunuzun ve diğer beyaz eşyalarınızın uzun ömürlü ve sağlıklı çalışmasını sağlayan Uğur Pratik serisi, beyaz eşyalarınızı en üst performans ile kullanmanız da olanak tanıyor. Ev ve ofis hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmış Uğur Pratik serisi, sadece Uğur Soğutma markalı ürünler için değil: Diğer markaların derin dondurucu ve buzdolapları için de kullanılabiliyor. Derin dondurucu ve beyaz eşya modellerinin uzun ömürlü olmasını ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak ürünlerden oluşan seri, günlük kullanımda karşılaşılan pek çok sorunun servis çağırmaya gerek kalmadan halledilebilmesini sağlıyor.


Hâlihazırda, Uğur Pratik serisinde kireç önleyici, sebil bardaklık, su sebili temizlik ve dezenfeksiyon, Uğur ikram seti, soğutucu ve dondurucu temizleyici, tel ve plastik sepet ürünleri yer alıyor. Bunların hepsi de kendi özel paketlerinde satılıyor ve nasıl kullanmanız gerektiği ya paket üzerinde, ya da paket içinde detaylı bir şekilde izah ediliyor. Uğur Pratik serisinde satışa sunulan ürünlerle, klima temizliğini dahi kendiniz yapabiliriniz. Hem ürünleri incelemek, hem de uygun fiyatlarla sipariş vermek için https://satis.ugur.com.tr/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Grand Hyatt İstanbul’da 2018’e Unutulmaz Bir Başlangıç Yapın


Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor.  Gas Brothers ve Utku Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.


Noel Menüsü, Grand Hyatt İstanbul’da

Grand Hyatt’ın içinde bulunan 34 Restoran, içinde leziz hindinin de olduğu Noel Yemeği özel menüsü ile 24 Aralık Pazar günü aile kutlamaları ya da arkadaş buluşmaları için ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Aralık akşam başlayan ziyafet 25 Aralık Pazartesi günü öğlen ve akşam da devam ediyor.  Kişi başı 218 TL olan menü için önceden rezervasyon gerekiyor.



Yılbaşı gala yemeği ve eğlencesi


Yeni yıla sevdikleriyle beraber güzel bir başlangıç yapmak isteyenleri 34 Restoran’ın deneyimli şeflerinin elinden çıkan geleneksel Türk ve Akdeniz mutfağının lezzetlerinden oluşan açık büfe bekliyor. 


Gas Brothers ve Utku Yurttaş’ın yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müziklerin çalacağı gece, Dining salonunda Gas Brothers’ın performans sergileyeceği, perküsyon show’unda dahil olduğu after party ile devam edecek. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam edecek after party, yılbaşı ücretine dahil. 

34 Restoran’da, 31 Aralık Pazar günü saat 20:00’de başlayan ve gece yarısı 02:00’ye kadar sürecek olan yılbaşı gala yemeğinin kişi başı fiyatı limitsiz yerli alkol içecekler 518 TL, limitsiz yerli & yabancı içecekler dahil fiyatı ise 618 TL. Minik misafirler için de kişi başı fiyat 318 TL.



Keyifli geçen yılbaşı gecesinin ardından 1 Ocak Pazartesi günü saat 12.00-16:00 arasında 34 Restoran’daki brunch’ta arkadaşlarınızla, ailenizle, sevdiklerinizle yeni yılın ilk gününü kişi başı fiyatı 218 TL olan brunch ile keyifli bir şekilde geçirebilirsiniz.  


Bir boomads advertorial içeriğidir.

-Miş, -Muş Köşesi _ Bölüm 6

  • Sosyal medyadan belki görmüşsünüzdür, Tanem ve Edhem Dirvana ailesinin iki köpeği canice öldürülmüş. 
Üstelik Ayşe Arman'ın röportajına göre yalnızca maddi hırslardan. Öyle hani "saldırınca kendini korumak" gibi bir durum değil. Ve yine aynı röportajda bu kişinin Edhem Dirvana'ya ateş ettiği, üstelik bunun video kaydının olduğunu ancak öldürmeye teşebbüs sayılmadığı için kişinin tahliye edildiği yazıyor. Change.org üzerinden Hayvan Hakları'nın güncellenmesi için anlamlı bir kampanya başlattılar. 

Aslında hayvan haklarının çok önemli olduğu bu noktada çok başka bir nokta daha var. İnsan hakları? Ne demek öldürmeye teşebbüs değil de yalnızca yaralamaya teşebbüs olduğu için salınmak?? İnsanlığın bu kadar ucuz olması ne demek? 

Üstelik aynı senaryonun çok farklı durumlarda çook başka yargılanmalarla sonuçlanacağını da çok iyi biliyoruz.

Bu derecede olmasa da, benzer komşu sorununu biz de yaşamıştık. Adamın saldırmadığı komşu kalmamıştı ama hukukun yapabileceği hiçbir durum olmadı. Ve o insan hala aramızda ve hala komşuyuz. 

Düşünsenize, bazı ülkelerde sokakta laf atan için bile ceza yasası konulmuş. Ama bizde cana, hürriyete kastta, bilerek ve isteyerek yapılan ve üstelik bunun ispatlandığı bir durumda dahi tahliyeler veriliyor.

İnsanın gerçekten aklı almıyor. Bu ülke nelere kafa yoruyor da konu asıl nerelere gelemiyor...

Belki yararımız dokunur diyenler için linki buraya bırakıyorum.




  •  Gora'yı izleyenler bilir  "ateş, su, toprak, tahta" repliğini. Peki ya izlemeyenler? 
Aşağıya bir 8. sınıf fen bilgisi kitabına ait olduğu söylenen fotoğrafı bırakıyorum. (!!)


  • Motorine yapılan son zamla birlikte litre fiyatı  tarihte ilk kez 5 TL'yi aşmış. 
Aslında -mış demek yanlış olur, her hafta zam yememek için depoyu ful'lemeye çalışanlar için bu bilgi biraz çok 'net'.



  • J.R.R. Tolkien'ın kitap serisi 'Yüzüklerin Efendisi şimdi de dizi oluyormuş. 
Yayın haklarını satın alan Amazon ise yayın tarihi ile ilgili henüz bilgi vermemiş. Biraz para kokan bir proje gibi geldiği için pek sanatsal ya da edebi bakış açılarına giremedim. Hatta belki de bu yüzden muhtemelen sevinçten çılgına dönecek kitleye dahil olamadım. Hayırlısı.


  • Google'ın 40 dilde tercüme yapabilen akıllı kulaklığının önümüzdeki haftalarda genel satışa çıkacağı söyleniyormuş. 

Böylelikle şirketlerde yabancı dil bilme zorunluluğu bir nebze olsun kırılır, hatta yabancı dil sınavlarında müşteri kaybı yaşanır mı? Yani "zaten dil bilme zorunluluğumuz kalmıyor, niye kasalım" mantığı ne derece etkili olur? 

Kim hesap makinesi var olduğundan beri üç basamaklı sayılar için oturup dört işlem yapıyor ki? Ya da dört işlemi biliriz de, ileri seviye için hesap makinesi kullanırız hesabı, temel dil seviyesini öğreniriz de, ileri seviye için kasmadan kulaklık kullanırız falan mı? 

Kafam biraz karışık.


Batı Karadeniz'de Hurma Avı

Sonbahar geçmeden Batı Karadeniz'e gitme isteğim Karabük Ormanı'nda yerini buldu. Rengi yeşilden turunculara dönmüş yaprakları sezonu geçirmeden yakalayabildim. Kimisi yerde zemin oluşturmuş olsa da hala hoş manzara bırakacak kadar kısmı ağaçların üzerindeydi.

Bu sonbahar tonlarınaysa çok yakışan bir meyve keşfettim. Yani çok yakıştığını keşfettim. Yoksa en sevdiklerimden. 

Hurma.


Biz 'cennet elması' da deriz, 'hurma' da. Nasıl bilirseniz. 

Meyveye aşırı düşkünlüğüm olmadığı halde her gördüğümde beni heyecanlandıran bu meyveyi Ege'de tek tük bulduğumuzdan, burada dalı eğecek kadar yoğun görmek, hele ki böyle bir doğanın içinde onları tek tek toplamak, oldukça keyifli bir iş.




Sert olan hurmaların hepsini topladıktan sonra serin yerde onları dinlendirerek olgunlaşmalarını bekliyoruz.


Bi' olgunlaşsınlar da, bakarsınız yeni bir Gokchen'in Spesiyali çıkar ortaya. Bol bulunca malum. =)

Hurmaları topladıktan sonra dikkat edilmesi gereken bir husus varmış paylaşayım. Topladığınız meyveleri asla atmadan yavaşça bırakmanız gerekmekte sepet. Eğer düşenler olursa da onları ayırarak ayrı muhafaza etmek lazımmış ki mahsule zarar vermesin.

Ormanda hurmaları avladıktan sonra minik bir dağ evinde yaktığımız mangalın, sonrasındaysa sıcacık kuzinede pişen kestane ve çay keyfinin de birkaç fotoğrafını şuraya bırakıyorum ki sezona hakkını vermek adına ilham olsun. 

 


2 Farklı Limonata Tarifi @GOKCHEN'in SPESİYALİ

Geçtiğimiz günlerde Akdeniz Bölgesi'nden leziz ve oldukça fazla limon gelince Gokchen House Lounge Cafe'de limon festivali ilan ettim. Bunun şerefine de iki çeşit limonata keşfettim.

Fazla arayı açmadan da Gokchen'in Spesiyali köşesini güncellemeye geldim.

1. Karpuzlu Limonata


Malzemeler
1 limon
2 Dilim karpuz
2 kaşık bal
Su
Buz 
Shaker

Hazırlanışı
Bunu tarifi anlık içim için hazırladığımdan dolayı malzemeleri az ve soğuk olması için buzu bol tuttum. Suyunu sıktığımız limonu ve karpuzu bal ile birlikte (eğer balınız gerçekse erimesi zor olacaktır. Bunun için ılık suda eriterek de ekleyebilirsiniz) shaker'a alıyorsunuz. Kokteyl yapma gücünüzle sallayarak bol buz eklediğimiz bardağa dökerek damak zevkinize bağlı olarak su ilave ederek servis yapabilirsiniz.

2. Ballı Limonata


Malzemeler
6-8 limon
Bir çay bardağı bal
Kuru nane
Su

Hazırlanışı
Derin bir kap içine kabuklarıyla beraber 4-5 limonu iri parçalar halinde dilimliyoruz. Üzerine balı ilave ettikten sonra bal eriyene ve limonlar suyunu bırakana kadar ovuyoruz. Taze naneniz yoksa ovarken bir tutam kuru nane ile kalan limonların da suyunu ayrıca sıkarak ilave ediyoruz. Taze naneniz varsa hiç uğraşmadan en son içmeden bardağınıza koymak acılık vermemesi açısından daha iyi olabilir. Ovduğumuz kapta oluşan aromalı limonun suyunu süzgeç ile süzerek sürahiye boşaltıyoruz ve damak zevkimze göre su ekleyerek seyrelttikten sonra dolapta soğumaya bırakıyoruz.

Afiyet olsun!

Dev Ayna Modası @DEKORASYON

Dekorasyon modasındaki son zamanlarda ilgimi çeken ve hoşuma giden bir diğer akım da dev aynalar. Özellikle büyük, oymalı olan ve duvara dayalı duranlar.

Artık o konsol üzerindeki yatay modeller klişe olmaya başladığı için bu fikir enteresan geldi.

Tabi kime söylesem taşınırken zorluk çıkarabilme potansiyelini hatırlatıyor. Evet kabul, biraz dikkat etmeyi gerektiriyor. Ancak klasik konsol üzeri aynaları da düşeyde tuttuğunuzda benzer sorunları onun için de söyleyebiliriz değil mi?

=)













More

Bu Blogda Ara

Translate

Archive

Recent Posts

Popular Posts

Top 10 Articles

Featured Posts

Most Trending

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı