Zor Kadın

Kadın olmak başlı başına komplike bir yaratılışken, bir de üstüne fazla analiz ve öngörü yapma mekanizmasına sahip olmak, işi çığırından çıkarabiliyor.

Bazen bu yükü kaldırmak gerçekten zor oluyor.

Mesela, zaten kadın olduğun için default olarak komplike düşünüyorsun. Karşındakinin yaptığı eylemlerin arka planındaki niyetleri az çok kestiriyorsun, bu yüzden her davranışı sorguluyor, her tavıra bir yorum getirme eğilimine giriyorsun.

Bunun üzerine bir de örneğin yaşamda fazla gözlem yapmak ve üstüne bilimsel tabanda psikoterapik bakış açısı edinmek eklenince, bu sefer önünden kedi geçse bunun enlem ve boylamlarını irdeliyor, bunun evrende var olan bir göktaşı ile olan bağlantısına kadar etki analizini değerlendirmeye başlıyorsun.

Bunları neden anlatıyorum?

Çünkü tüm bu altyapıyı bilmeyen, hele ki fazla düz mantık insanlar ile muhatapsan ve konu senin yaşamını etkiliyorsa, sahip olduğun bu metropol ve kozmopolit kişilik onlara ağır gelerek baskı oluşturabiliyor.

Yani şöyle düşünün, siz bir yük taşıyorsunuz ve bunun sebeplerini karşınızdakine aktardığınızda neden o yükü taşıdığınızı anlıyor (ya da anlamıyor) ve yükün yarısı ona geçiyor. Yani anladığında yükü otomatik almış alıyor, anlamadığında ise siz o yükü bölüşmeniz gerektiğine zorluyorsunuz ve bu onda yine bir yük yaratıyor.

Böyle komplike kişiliklerin yaşamda mutlu olmaları ne derece mümkün peki?

Aslında aşırı derece mümkün, hatta olmamaları için hiçbir neden yok.

Neden?

Çünkü farkındalıkları o kadar yüksek ki, her nimet için şükredebilmeyi, edinilen her şansın tadına varabilmeyi, anı yaşayarak anda kalabilmeyi başarabilen insanlar. Böylelikle mutlu olabilmek için gün içinde bile envai çeşit neden bulabilirler.

Yine de bunun aksi de fazlasıyla olabiliyor. Yani huzursuzluk ve arıza çıkarma durumları da maksimize olabiliyor. 

Neden?

Çünkü farkındalık boyutlarında o kadar kapsamlı analiz ve sentez yaparlar ki, durumları değerlendirirken bir o kadar da sorun ya da risk bulabilirler. Virus Scanner gibi düşünün. Bu da önlem alma, uyarılarda bulunma, huzursuz olma gibi kişinin ve tabiatıyla çevresinin üzerine kat be kat yük olarak dönüş yapabiliyor.

İşte bu yüzden kadın olmak zaten zorken, algı reseptörleri fazla gelişmiş bir kadın olmak çekilir gibi değil.

Hani bazen bu yüzden laf ediyorsunuz ya,

Bu durumun zorluğunu bir de gelin onlara sorun.

Nasıl zor, nasıl zor.


İdeal Pazar İçin İpuçları

Özellikle hafta içlerini yoğun tempo içerisinde geçirenler için pazarın kutsallığı malum...

O yüzden sabah uykusunda asla komşunun gürültüsünü mazeret kabul etmeyen, o günün sakinliğine dikkat çeken, biraz meditasyon'ik muamele yapan kişilerden birisi de benim.

Hele ki serin bir sonbahar günüyse, o günün keyfine varmayı önemserim.

İdeal pazar için uygun kriterler postu is blogda on air:

1) Leziz bir kahvaltı. Hafif brunch havası


2) Fonda kaliteli müzik



3) Mis kokulu kahve


4) Tatlı kaçamakları


5) İmkan varsa temiz deniz havası


6) Evdeyseniz tatlı ev keyifleri


7) Belki sıcacık yağmur seyri


8) Ruha iyi gelecek doğa gezileri


9) Hafta sonu özel menüleri


10) Keyifli sohbetlerle pazar yemeği



Mutlu Pazarlar!

Bohem Modası @DECORATION

Etnik festvallerin artmasından sonra hippie modası geri döndü. En çok da dekorasyona. Bu seferki biraz post-hippie ama. Daha sade, daha az renk ve daha şık.

Araya parıltılı dokunuşlar, beyaz renk asaleti, aralara da pampas otuyla esintiler katıldığında oldukça tarz bir bütünlük oluşabiliyor. 

İlham alınabilecek örnekleri toparladım bu postta. Hem aksesuar hem dekor olarak uygulanabilecek bir stil.


 




 




 








Selpak’tan Türkiye’de bir ilk: Selpak Yağ Emici Havlu Tek yaprakla 180 kilokaloriye kadar yağ emiyor!

                                     
Vazgeçilmez lezzetlerden olan patates kızartması, mücver, köfte gibi yemekler yüksek kalori oranları sebebiyle sofralarda daha az yer alabiliyor. İşte tam bu durumlar için Selpak’tan yeni yağ emici havlu. Türkiye’de ilk ve tek olan Selpak Yağ Emici Havlu, tek yaprağıyla 180 kilokaloriye kadar yağı emer kızartmaların tadı da keyfi de size kalır. 

                                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Bu Mevsim Yapılabilecekler Listesi

Değişikliklere olan direncim, değişiklikten sonra benimsemeye geçiyor. Düşünün ki, mütemadiyen rüyalarımda deniz gören, ona her seferinde dokunmaya çalışan şahsım, yazın bitişini kabul etmek istemediğim halde mevsimin değişmesine de sempati duymaya başladı. Mesela hafif serin ve güneşli, freş bir hava gelince, hemen onun da tadını çıkarma isteği geldi.

Ben rüyalarımda yazı yaşayadururken, yeni mevsimde yapılabilecekler listesini de şuraya bırakayım. Belki anda kalma hislerinden uzak birileri vardır da, onu da aramıza katmış oluruz. 

1. Seyahat
Belki hafta sonu "Şehirden Kaçış" rotaları olur, belki de sezon sonu uygun fiyata gelen yurt dışı turlarıyla kalan yıllık iznimizin değerlendirmesi olur. Fotoğraflarımız illa ki yaz temalı olmak zorunda değil, her yerin her mevsim ayrı tadı var. Bazılarını boynumuzda kaşkol varken çıkarması da güzel olur. Sıcacık!


2. Yürüyüş
"Of başıma güneş geçti" telaşesinden hemen sonra aynı güneşi görmek, ama yine de üzerimize ince bir ceket alma isteği duymak size de bir rahatlama hissi vermiyor mu? Sweatshirtlerimizi üzerimize geçirip uzun pazar yürüyüşleri yapmak is the new sport!


3. Mevsim Balıkları
Her şeyin zamanında olanı makbul. Mesela istavrit, hamsi, palamut şimdilerde tazecik! Of onu bir de piknikte, sahilde yiyorsanız... Hatta durun sizleri yerinde yemeye davet edeyim. Buyurun Akçakoca'ya Tık Tık!


4. Kapalı Mekan Aktiviteleri
Hem yeni sezon da açılmışken, biraz tiyatro, opera, konser faaliyetlerine girişmek de hava olarak çok ideal. Aklımız dışarıda kalmıyorken yollar da kar öncesi hala açıkken gittik gittik!

5. Sinema
Vizyona iyi bir film gelmişse, biraz popcorn ile cazip bir fikir gibi geldi. Nasıl?

6. Alışveriş
Aslında sezon sonu indirimler alışveriş yapmak için çok daha makul olsa da, biraz turlayarak yeni trendlere göz gezdirmek ilham almak adına hoş bir fikir olmayabilir.

7. Örgü
Hamarat hanımlar buraya! Biraz kaşkol, koltuk şalı gibi işlere girişmek için çok ideal bir zaman değil mi? Kışa kadar minik minik egzersizlere başlanabilir.

 

Urla'da Yapılabilecekler Listesi

İnsan tabiatı gereği doğal ortamlar arıyor. 
Tabitatı dediysem huyu, suyu gereği... Yaşadığı, büyüdüğü, kendini rahat hissetmeye alıştığı ortamlar gereği...

Ben malum Ege insanıyım.

Kentsel, metropol yaşam her ne kadar günlük rutinde beklentileri karşılasa da, mental olarak sahilleri, yeşil ile mavinin birlikteliğini arıyorum.

Kartpostal şehirler diyorum ya mesela. İnsanın ruhunu dinlendiriyor böyle yerler. Belki de bu yüzden insanları ister istemez daha sakin kılıyor. 

Aslında ülkemizin coğrafik olarak potansiyeli fazla olsa da, bizim kalitesiz işlerle kolay yoldan para kazanma sevdamız şehirlerimizi gölgeliyor. 

Örneğin büyükşehirde yaşamak çoğu ülkede cazibe merkezi olarak görünse de, bizde her fırsatta şehirden kaçış sevdasını körükleyebiliyor.

Yani koca şehirde "nereye gitsem?" sorusuna cevap bulamamışken, küçücük Urla'da bile gidilecek yerleri bitirememek; doğanın cazibesi kadar, doğallığını ve tarihi dokusunu koruyabilmekten de geliyor bana göre.

Konuyu Urla'ya bağlamışken, Urla'da yapılabilecekleri listeliyorum ziyaretçi sayısı arttığı için. Urla için yenilere:


Mevsim yazsa ya da "size göre müsaitse", sabah erkenden kalkarak kahvaltı öncesi sahilde sabah yürüyüşü yapabilir veya birçok konut alanında da olduğu gibi havuzlu yerde kalıyorsanız sabah sporunuzu suya dalarak yapabilirsiniz. Sahile Gelinkaya tarafında inmişseniz, dönüşünde Güvendik Tepesi'nde manzara eşliğinde bir bardak çay içebilirsiniz.


Daha sonra ister bahçe, ister teras, ister balkonunuzda mis gibi iyot kokan havada kahvaltınızı yapabilirsiniz. Sofranızda hakiki Urla Zeytinyağı domatesiniz, lorunuz ve zeytinize eşlik edecektir. Bahçeden koparılmış taze yeşillikler de bir Ege sofrası için olmazsa olmazlardan.

Eğer "iyot kokusu yetmedi, dalgaları da duymak istiyorum" derseniz, doğrudan İskele'de denize sıfır atılmış masalarda serpme kahvaltıya düşebilirsiniz.


Sonrasında sabah kahveniz için komşuya ya da başka bir dostunuza geçebilir yine bahçesinde, balkonunda en olmazsa da kapısının önüne çıkardığı iskemlesinde doğayla bütünleşebilirsiniz.

Öğleden sonra onlarca farklı koy ve plajlara giderek ince sarı kumlara sonra da orta kıvamda tuzlu denizine kendinizi bırakabilir, negatiflerinizden kurtulabilirsiniz. 

Akşam çok geçe kalmadan gün batımına yetişerek ister deniz manzaralı terasınızda, isterseniz İskele ya da Çeşmealtı Limanı'nda, belki Balıklıova, belki de Özbek restoranlarında deniz ürünlerine doyabilirsiniz.

Ardından Çeşmealtı'nda gece pazarına, Urla Sanat Sokağı'nda salaş barlara, isterseniz de arabaya atlayarak hemen yanınızdaki Çeşme-Alaçatı'ya giderek ortamlara takılabilirsiniz. Gökyüzünde ışıldayan yıldızlara bakmayı unutmayın da.

Tüm her yeri tüketirseniz, tekneyle turlara, karşıdaki Sakız Adası'na ya da yakın civardaki komşu Karpostal'lara gidebilirsiniz. Kuşadası, Ayvalık, Şirince ve biraz daha ilerisinde Bodrum, Fethiye... 

Mevsim kış olursa da merak etmeyin. Tüm üstteki maddeleri tekrarlayabilirsiniz. Denizin yeri her daim başka. Bazen içinde attığın kulaçlarla, bazense kahveni yudumlarken karşında manzarasıyla...


Motor yağı nasıl değiştirilir?

Araçlarının bakımlarını kendileri yapan bir çok otomobil meraklısı bulunmaktadır. Otomobil meraklılarının yaptığı araç bakımlarından bir tanesi de otomobil yağı değişimidir. Aracınızın yağını kendiniz değiştirek aynı zamanda maliyetten de tasarruf edebilirsiniz.

Araç bakımı söz konusu olduğunda güvenlik her zaman önceliklidir. Bu nedenle, ilk defa yağ değiştiriyorsanız veya daha önce defalarca yağ değiştirmiş olsanız dahi motor yağı değiştirme işlemini güvenli ve verimli bir şekilde yapmanız için uymanız gerekenler bazı kurallar bulunuyor.

Motor yağınızı değiştirmeden önce ihtiyacınız olanlara bir göz atalım;

·         Yaklaşık 5 litre Castrol motor yağı
·         Aracınızın marka ve modeline uygun yeni bir yağ filtresi
·         Ayarlı pense ya da açık uçlu ayarlı pense ve bir yağ filtresi ayar pensesi. (Bazı motorlar, satıcınızdan temin edebileceğiniz özel şekilli bir alet gerektirebilir. )
·         En az 6-8 litre kapasiteli büyük bir drenaj kabı ve bir huni
·         Temiz bezler ya da üstübü, el yıkama solüsyonu ve/veya tek kullanımlık lateks eldivenler


Adım 1: Aracınızın motoru için yağ seçimini yapın
Aracınızla sık sık kısa geziler, trafikte dur kalk veya yoğun bir şekilde taşıma/çekme yapıyorsanız aracınızın motorunda ekstra zorlanma olmaktadır. Bu tip araç kullanımlarında daha sık yağ değişimi gerektlidir. Castrol’ün hazırladığı kullanım kılavuzundan özel koşullar için kullanım önerilerini inceleyebilir, aracınıza uygun en doğru  motor yağı seçimini yapabilirsiniz.


Adım 2: Aracınızı hazırlayın
Soğumuş yağ doğru bir şekilde boşaltılamayacaktır. Bu nedenle çalışmaya başlamadan önce, yağ sıcaklığını normal çalışma sıcaklığına getirmek için aracı biraz sürün. Sonra motoru durdurun ve yağ doldurma kapağını açın ve oluşacak vakumu önleyin.  Bu işlem, yağın alt taraftan daha serbest bir şekilde boşalmasını sağlar.

Aracın altına girmeden önce özel güvenlik tedbirleri için kullanım kılavuzunu kontrol ettiğinizden her zaman emin olun. Kriko kullanımı dengeyi sağlayamayacağından ve aracın devrilmesi ihtimaline yolaçabileceğinden, aracı kaldırmak için kriko kullanmamalısınız. Portatif tekerlek rampaları idealdir ve daha güvenlidir. Bu rampalar, aracın altına kayabilmeniz için aracı yeterli bir şekilde yerden kaldırır. Tekerlek rampası üreticisinin özellikle güvenlik konuları ile ilgili talimatlarını dikkatli bir şekilde uyguladığınızdan emin olun.

Düz bir zeminde olduğunuzdan emin olduktan sonra aracı tekerlek rampasının üstüne sürün, böylece ön lastikler yükselecektir. El frenini çekin ve aracın kaymasını önlemek için arka lastiklere ahşap bloklarla destek yapın. Aracınız düz şanzımanlı ise birinci viteste bırakın, otomatik şanzımanlı ise “Park” konumuna getirin.

Adım 3: Eski motor yağını boşaltın
Yağ toplama kabını aracın alt tarafına koyun. Karterin ya da yağ haznesinin arka alt tarafına yerleştirin.
Toplama kabını tahliye tapasının altına, biraz arkasına düşecek şekilde yerleştirin. Ayarlı penseyi kullanarak, tapa serbest dönene kadar saatin ters yönünde çevirin. Daha sonra elle çıkarın. Bu noktada yağa dikkat edin; hızlı bir şekilde ve sıcak olarak akabilir. Tapayı drenaj kabına düşürmemeye dikkat edin fakat düştüğü takdirde dikkatlice oradan alın. Çoğu tapa bir conta ile takılır; bu contayı kaybetmeyin.

Adım 4: Yağ filtresini çıkarın
Filtre pensesi kullanarak yağ filtresini saat yönünün tersine çevirip gevşetin. Ardından sıcak egzoz borusuna dokunmadan el ile filtreyi çıkarın. Yağ filtresi yağ ile dolu olabileceğinden ağır olabilir. Bu nedenle motordan uzak bir şekilde yavaşça aşağı indirin ve içindekileri toplama kabına boşaltın. Bazı yağ filtreleri yatay bir konumdadır ve gevşetildiklerinde kirli ve sıcak motor yağı sızdırabilir. Endişelenmeyin, bu normaldir. Yanınızda üstübü ya da bez bulundurarak bu sızıntıya hazır olun. Bezlerle, motorda yağ filtresinin yerleştirildiği yerin içini ve çevresini silin.

Adım 5: Yağ filtresini değiştirin
Bezinizi alın ve motorda yağ filtresinin yerleştirildiği yerin içini ve çevresini silin. Yeni yağ filtresini alın ve parmağınızla montaj yüzeyine (filtrenin yuvarlak kenarı) biraz yağ (yeni veya eski) sürün. Bu, dolgu macunu olarak görev yapacaktır. Yeni filtreyi dikkatlice saat yönünde çevirerek dişli yağ oluğuna vidalayın.
Doğru bir şekilde yerleştirildiğinde filtre kolaylıkla vidalanacaktır. Çok fazla zorlamadan el ile filtreyi sıkıştırın.
Tapayı ve contayı temizleyin ve tapayı yerleştirip sıkın. Tapayı el ile çevirebildiğiniz kadar çevirin ve sonra ayarlı pense ile sıkıştırın. Yine, fazla zorlamamaya dikkat edin.
Adım 6: Temiz motor yağını ekleyin
El frenini dikkatlice bırakın ve aracın rampa üzerinden yavaşça zeminde kaymasını sağlayın. Bu aşamada motoru çalıştırmayın. Aksi takdirde önemli hasarlar oluşabilir. Motorun üstünde, genellikle yağ kabı sembolü ile işaretlenmiş yağ doldurma kapağını bulacaksınız. Kapağı çevirerek çıkarın ve gereken yağ miktarı ile motoru doldurun. Yağ çubuğu ile seviyeyi kontrol edin. Kapağı takın ve varsa dökülmüş yağları silin. Motor çalıştırıldığında yağ göstergesi sönmelidir. Motoru birkaç dakika çalıştırın, kapatın ve sonra ölçekli çubukla tekrar yağ seviyesini kontrol edin. Bu noktada genelde biraz daha yağ eklemeniz gerekebilir.
Son olarak ve mutlaka sızıntılar için aracın altını, özellikle yağ filtresi ve karter tapa contası çevresini kontrol edin.

Adım 7: Eski yağı dikkatlice ortadan kaldırın

Yağ değiştirme işleminizdeki en son ve bir anlamda en önemli adım, motordan boşalttığınız eski yağın doğru bir şekilde ortadan kaldırılmasıdır. Eski motor yağı çevre için çok zararlıdır ve güvenli bir şekilde ortadan kaldırılmasının önemi çok büyüktür. Eski yağı kapanabilir bir kaba aktarın ve güvenli bir şekilde imha edilebilmesi için bir çevre kuruluşu veya 0 212 221 0440  numaralı telefondan PETDER- Petrol Sanayi Derneği’ne başvurabilirsiniz. Ayrıca konu ile ilgili olarak daha fazla detay almak isterseniz, “Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği”ne buradan incelemenizi tavsiye ederiz.

Adım 8: Lütfen özenli ve dikkatli olun

Motor yağı değiştirme işlemi gerektiğinde uzmanlık gerektiren bir iştir. Sizlerin güvenliği bizler açısından daha önemli olup, Castrol tarafından bu içerik tavsiye amacıyla paylaşılmıştır. Bu yüzden motor yağı değişimi ile ilgili olarak tereddütleriniz var ise lütfen profesyonel bir servisten destek alınız.


Her motor yağı değişiminde, aracın yaptığı mesafeyi ve tarihi kaydedin. Bu yöntemle, bir sonraki yağ değişiminin ne zaman yapılması gerekeceğini kolaylıkla takip edebilirsiniz.

Fikri haklar:

İşbu metin ile ilgili tüm tasarım, içerik, grafik ve başka materyallerin ve bu metindeki söz konusu uygulama metod ve yöntemlerinin yanı sıra materyallerin düzeninin veya seçiminin fikri mülkiyeti bize ve/veya bize lisans veren ilgili şahıslara/kuruluşlara aittir. İşbu metnin Castrol onayı olmaksızın çoğaltılması, yayımlanması Castrol veya BP markalarına karşı ayrımcılık yapan veya saldıran herhangi bir içerik içermesi halinde tüm yasal yollara başvurma haklarımızı saklı tuttuğumuzu hatırlatmak isteriz. İşbu metnin korunması hususunda telif haklarını, ticari sırları vb.'ini düzenleyen kanun ve sair mevzuat hükümleri esas alınacaktır.

Size karşı yükümlülüğümüz

Kanuni  gereklilikler haricinde, işbu metin ve içeriği yanı sıra uygulama ile ilgili herhangi bir türde herhangi bir
beyanda, taahhütte veya hükümde bulunmamaktayız. Bu metin içeriği ve uygulaması üzerinde ve/veya içinde bulunan tüm bilgiler ve/veya veriler "olduğu" gibi sunulur ve yalnızca rehberlik amacıyla kullanım içindir. Bu yüzden, bu tür bilgileri ve/veya verileri kullanmanızın riski tamamıyla size aittir. İşbu metin içeriği uygulamasını kullanmanız sonucunda uğranılan veya bu bilgileri ilettiğiniz herhangi bir kimse veya sizin bu tür bilgilere ve/veya verilere dayanmanızın sebep olduğu, her ne şekilde ortaya çıkıyorsa çıksın, herhangi bir kayıptan veya zarardan Castrol ve BP’nin, grup şirketlerinin, müdürlerinin, çalışanlarının veya diğer temsilcilerinin tüm yükümlülüğü kanunların izin verdiği ölçüde hariç tutulmuştur.

İşbu metin içeriği ile ilgili olarak gerçekleştirileceğiniz uygulama esnasında şahsi kusur veya ihmalinizden kaynaklanan ölüm veya kişisel yaralanma yükümlülüğü tamamen size ait olup, sorumluluk şirketimize ait olmayacaktır.

Izgara Şakşuka! @GOKCHEN'in SPESİYALİ

Yaz postu serilerinden bugün konumuz yemek, köşemiz "Gokchen'in Spesiyali".
Tam yaz sofraları için aranan, günün her öğününe uyum sağlayabilecek bir çeşit.

Bildiğimiz kızartmanın ızgara versiyonu. Sabah hafif, öğlen salata içinde, akşam ise şakşuka formatında meze niyetine gidebilecek bir tarif.
Bu kadar methetmenin üzerine tarife geçebiliriz. Hemen malzemelerden başlıyorum:

IZGARA KIZARTMA (!)


Malzemeler
Izgara için uygun olacağını düşündüğünüz sebzeler (patlıcan, kabak, biber, havuç, mantar...)
Zeytinyağı
Tuz

Şakşuka Sos
Domates
Sarımsak
Çok az biber salçası
Çok az ketçap
Kekik
Zeytinyağı
Sirke

Hazırlanışı
Sebzelerimizi boylamasına ince şeritler halinde yassı olarak kesiyoruz. Bir kapta çırptığımız zeytinyağı ve tuz karışımına buluyoruz. Ben pratiklik açısından tost makinesini kullanıyorum ama siz fırın ızgarası, mangal vb opsiyonları da kullanabilirsiniz. Kızartıldığında elde ettiğimiz yumuşaklığa ulaşana denk arkalı önlü pişiriyoruz.

Ben bazen salataya karıştırıyorum. Ama şakşuka sos eşliğinde çeşit olarak da sofraya koyabiliriz. Oldukça lezzetli oluyor. Bunun için domatesi rendeliyoruz. İçine bir iki diş sarımsak rendesi ya da yarım çay kaşığı sarımsak tozu koyuyoruz. İçine çok az salça ve ketçap da ekliyoruz ki hem yoğunluğu artsın hem de biraz aroma, biraz da tatlılık versin. Daha sonra içine zeytinyağı ve sirkeden de dilediğimiz ölçüde ama birkaç kaşığı geçmeyecek kadar kekikle beraber ekliyoruz ve ister kaseyle yanında, isterse doğrudan üzerine dökerek servise sunuyoruz.

Hem hafif, hem lezzetli, hem de tam bizim oraların lezzeti; Egeli.



Afiyet olsun!

Kaçıncı Boyutsunuz?

Bazı insanlar çok iki boyutlu.

Nasıl iki boyutlu?


Beden var, ruh var ama asla derinlik yok. Düz mantık. Bir eylem aklına geliyor ve onu uyguluyor. Ne artısını eksisini sorguluyor, ne etki alanını düşünüyor ne de sonuçlarının neler olabileceğini kestirme zahmetine giriyor.


Nezaket, görgü zaten firarda da, konulara objektif yaklaşılmadığında insanoğlu gerçekten "insan" olmayı profesyonel anlamda beceremiyor.

Sohbetlerin içi boşaldığında, kültürel; bazen de espiritüel nüanslarla hayata keyif katılmadıkça ruhları da donuklaşıyor.

Yemek yemeyi "doymak",
Sohbeti "konuşmak",
Kahve molasını "işten kaytarmak",
Yeni yerler keşfetmeyi "tatil aktivitesi" 
Yürüyerek bir yere ulaşmayı "zaman ve enerji kaybı"  olarak algılayanların yarattığı bir düzlemde, yaşamanın hiçbir tadı kalmıyor. Yani "madem dünyaya geldik, o zaman gidene kadar yemimizi, suyumuzu alacağız mecbur" mantığı bir yerde.

Ha, bir de tüm bu iyi yönlere uzak kalan sığ karakterler, konu kötülüğe gelince öyle bir pratik zeka, öyle çalışkan bir mekanizmaya dönüşüyorlar ki inanılır gibi değil.

Her şeye rağmen iyi kalmak, dürüst davranmak için direndiğimiz bir hayatta, keyifle, saygıyla...




Tatilde Nereye?

Seyahatle olan bağım malumunuz. Hele ki mevsimlerden yazsa yerimde durmakta epey zorluk çekiyorum. Sürekli aklımda sahiller, rüyalarımda denizler, gözümün önünde de seyahat videoları var.


Müzik dinler gibi fonda Ayhan Sicimoğlu Renkler açar oldum örneğin. Tek tıkla "bugün nereye gitsem" turu yapıyorum. Yo hayır, deli değilim. Yalnızca Ankara'da yaşıyorum.


Bayram tatilinin 10 günü bulmasıyla elim tekrar bir tur programlarına kaymaya başladı; "Google" turlarındayım.


En uygun tatiller, en ucuz yurt dışıları nereleri diyorum. Bir de bunun yanında nereye gidebilirim sorusu var aklımda tabi. Benim standart baktığım belli başlı siteler var aslında ama hemen hemen hepsine "check" atmışım.


Derken başka bir turizm firması buldum: MNG Turizm

http://www.mngturizm.com/yurtdisi-turlari
Meğer ne envai çeşit yurt dışı turları varmış! Esasen gözüme kestirdiğim birkaç rota oluştu bile. Sitenin en sevdiğim olayı her bütçe ve isteğe göre kategori bulunması. Vizeli - vizesiz, ekonomik - lüks, bayram dönemi - bayram harici, gibi gibi...


Döviz kurunun standartlarımın epey üzerine çıkmış olması beni bayram turlarından biraz uzak tuttuğu için belki bayram dışı dönemlerde küçük bir kaçamak yapabilirim. Bu sitedeki listede henüz "check" atmadığım epey tur buldum.


Bir de mesela en sevmediğim olay, yurt dışına çıkmadan yurt içi aktarma yapmak. "Koca Türkiye'yiz, neden ille İstanbul'dan çıkış yapıyoruz" atarı yaşıyorum mütemadiyen. Sağolsun arkadaşlar sesimi duymuş ve muhtemelen bana özel (!)
"Ankara çıkışlı" tur klasörü de oluşturmuşlar. Böylelikle bir artımı daha almış oldular.


İşte böyle sevgili dostlar.


Bugün de sizlerle "madem mevsim yaz, neden gezmiyoruz?" sorunumuzu masaya yatırdım ve çeşitli çözümler ortaya koydum.

Gezmeye başladıktan sonra bir Instagram tag'inizi alırım.


İyi yolculuklar şimdiden!

Foşurt! (su döktüm arkanızdan)

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.


Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!

 

Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.

                                        

Bir boomads advertorial içeriğidir.

More

Bu Blogda Ara

Translate

Archive

Recent Posts

Popular Posts

Top 10 Articles

Featured Posts

Most Trending

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı